Türkiye’de Bilim ve Kadın Kongresi
27-28-29 Nisan 2009 Eskişehir Osmangazi Üniversitesi
Kongre Merkezi
Düzenleyenler: Osmangazi Ünv. Fen Edebiyat Fak. Türk Dili ve Edebiyatı Bl. ile Ankara Ünv. Dil Tarih Coğrafya Fak. Bilim Tarihi ABD
Kültür, sanat, konserler, sergiler, tiyatrolar, fuarlar, fotoğrafçılık, kurslar ve daha fazlası…
Türkiye’de Bilim ve Kadın Kongresi
27-28-29 Nisan 2009 Eskişehir Osmangazi Üniversitesi
Kongre Merkezi
Düzenleyenler: Osmangazi Ünv. Fen Edebiyat Fak. Türk Dili ve Edebiyatı Bl. ile Ankara Ünv. Dil Tarih Coğrafya Fak. Bilim Tarihi ABD
27.03.2009 Cuma Günü Saat 17:00’ da Espark Alışveriş Merkezi’nde
Müzikle tanışması lise yıllarına dayanıyor. Mazhar Alanson‘dan bir sınıf altta olan Bülent Ortaçgil, Maarif Koleji’nde sınıf arkadaşlarıyla beraber gitar çalmaya başladı. Kendi aralarında bazı gruplar kurdular. Farklı farklı isimlerle amatör müzik yapan bu gruplardan birisi de Damlalar ismini taşıyordu. Bülent Ortaçgil o yıllarda The Beatles, Cat Stevens, Donovan ve Bob Dylan’ın tarzlarından etkilendi. İlk olarak Kimya Fakültesi’ndeyken Anlamsız isimli kırkbeşliğini yayımladı. İlk albümü “Benimle Oynar Mısın”ı 1974 yılında kaydetti. Hala Türk pop tarihinin en önemlilerinden birisi olarak kabul edilen bu albümde Onno Tunç ve Ergun Pekakçan‘la çalıştı. (daha fazla…)
Yazar İmza günleri
Enver Aysever, 14 Mart Ctesi ESPARK D&R de saat 14:00
İclal Aydın, 15 Mart Pazar ESPARK D&R de saat 15:00
İplerle resim yapmayı seven Ahmet Yeşilin 5 resmi Louvre müzesinde sergilendi.
Kendisiyle yapılan görüşmeyi dinlemek için tıklayın….
Ayşe Kulin, Umut- Hayat Akan Bir Sudur, EVEREST ,2008,392 s, 16 YTL.
William Faulkner En İyi Roman Ödülü Keçi Köprüsü T.M. Mcnally
Çeviren: Elif Ünal, ODTÜ 2008, 398 s 18 YTL.
Lâ, Nazan Bekiroğlu, TİMAŞ 2008, 384 s, 16 YTL.
Kitaplarla ilgili yapılan söyleşiler ;
Ayşe Kulin, Umut- Hayat Akan Bir Sudur
HATİCE SAKA
Ayşe Kulin, ‘Veda-Esir Şehirde Bir Konak’ adlı kitabında, Osmanlı İmparatorluğu’nun son günlerinde işgal altındaki İstanbul’da bir konakta yaşananları anlatmıştı. Bir serinin ilk kitabı olan Veda romanın ardından ‘Umut- Hayat Akan Bir Sudur’ adını taşıyan ikinci kitap geçtiğimiz günlerde piyasaya çıktı. Kulin, bu romanında da kendi ailesinin yaşanmış hikâyelerini paylaşıyor okuyucularla. Babası ve annesinin çocuklukları, tanışmaları, (daha fazla…)
Eşref Armağan adlı o güzel
adamı da, kendisini ülkemizin
sınırlarından dışarı taşırıp
bütün dünyaya tanıtan duygu yüklü Discovery
Channel belgeselini de ilk kez Hürriyet gazetesi
yazarı Ayşe Arman’ın yakın tarihli bir yazısı
sayesinde tanıma fırsatı buldum.
Arman, 19 Kasım 2008 Çarşamba günkü köşesinde
Ankara’da yaşayan görme engelli bir ressamdan (daha fazla…)
İSMET İNÖNÜ İLE İLİŞKİLERİ:
Açıklamada yine filmin en beğenilen sahnelerinden bir başkası da eleştiriliyor:
“Atatürk’ün yıllardır başbakanlığını yapan yakın çalışma arkadaşı İsmet İnönü’yü görevden alması da münferit bir olay olarak aktarılmıştır. Atatürk’ün bu kararının arka planını oluşturan dış politika konusundaki fikri anlaşmazlıklarına hiç değinilmeden birdenbire aklına geliveren bir iş olarak verilmesi son derece yanlış bir imaj yaratmaktadır. Bunu takiben Asım Us’un hatıra notlarında belirttiği, dostluğun devam ettiğini gösteren karşılıklı not yazışmalarının verilmesi ilginçtir. Burada, birdenbire parlayıp en yakın dostunu görevden alan ve arkasından hemen normale dönen dengesiz biri yorumu da yapılabilir.”
Gelin, daha önce belgeselini yaptığımız bir dostluğun zirvesini oluşturan o güzelim yazışmanın, filmde nasıl yeraldığını hatırlayalım ve o yazışmadan böyle bir yorum yapabilenlere şaşalım:
O dönem sofrada en eski dostlarından Başbakanı İsmet İnönü’yle herkesin önünde sert bir tartışma yaşadı.
Ertesi gün Dolmabahçe Sarayı’ndaki Tarih Kongresi’ne birlikte gittiler. Trende Atatürk İnönü’yü görevden aldı.
Saraya girerken ikisinin yüzünde de dargınlığın burukluğu vardı. Locada otururlarken İsmet Paşa bir kağıda ‘Akşama benimle gelebilecek misin’ diye yazıp uzattı. (daha fazla…)
Önce bize kendinizi tanıtır mısınız? Mete Ayhan kimdir bilinenin dışında?
Mete Ayhan, dünyada her şeye çok meraklı ama asıl tarih meraklısı, okumayı ve bilgilenmeyi bir amaç edinmiş, (babamı erken yaşta kaybetmekten olacak) baba olmayı kendine yakıştıran, mütevazı olmaya çalışan siniri saman alevi gibi olan inadı ise kolay kırılmayan yaptığı her şeyde zevk alınacak bir yan bulan bir garip yolcu hayat yolunda.
Oyunculuğa nasıl başladınız?
Ben önce tiyatroya başladım. Hala tiyatroya devam ediyorum. Aslında ilk amacım yazar olmakti. Sonra arkadaslarımın, özellikle Levent Üzümcü’nün teşviki ile oyunculuğa yöneldim. Fakat şimdi tekrar oyun yazmaya çalışıyorum. Şu an bitmiş iki perdelik bir oyunum bir de tek perdelik oyunum var. Fakat asıl yeni yazmaya başladıklarımı tavsiye ederim…
Tiyatro diyince zihninizde beliren şey nedir?
Dokunmak, insanın hayatına bir noktadan girip orada anılarının, (daha fazla…)