Büyükelçi’Behiç Erkin’ kitabı-Osmanlı ruhunun yansımaları

1 yorum var

50 kez görüntülendi. | Tarih: 18th Ocak 2010 | Yazar: admin | Kategori: Kitap

buyukelciOsmanlının 1500 yıllarda yahudileri Avrupalıların katliamından kurtarması tarih içinde 2. Dünya savaşında Behiç Erkinin de aynı davranışı gösterinceye kadar kaç kez tekrarlandı, bilemem.Tarihçilerimiz daha iyi bilir. Biz biliyoruz ki Ortodokslar, Fransızlar, yahudiler v.d. tarihte hala hayat sürebiliyorlarsa bu Osmanlının yüksek ahlak ve kültürü ile olmuştur.
‘Yirmi bin insanı Nazi soykırımından kurtaran, Kurtuluş Savaşı kahramanı bir Türk’ün ve şerefli ulusunun tarihi değiştiren öyküsü’ cümlesini okuduğunuzda, şaşkınlık, heyecan ve gururla karışık bir duygu dünyasında buluyorsunuz kendinizi. Zaman zaman, Oscar adayı bir Hollywood senaryosu okuyor izlenimine de kapılmıyor değil insan, çünkü öykü o denli iddialı, özgün ve ilginç. Anlatılan olayların yaratıcı bir hayal gücünden çıkmış film senaryosu değil gerçeğin ta kendisi olması da kitabı daha derinlemesine etkileyici kılıyor. Öykünün kahramanının bu ülke topraklarından çıkmış biri olması insanın göğsünüzü kabartıyor. Hatta sitem etmek bile geliyor insanın içinden Hollywood yapımcılarına: “İşte size gerçek bir hikâye, hem de tüm belgeleriyle… Kurgu ve hayali senaryolar üreteceğinize, neden böyle gerçek bir öyküye yer vermiyorsunuz? Yoksa kahramanın bir Türk olması öyküyü nezdinizde daha az mı ilginç kılıyor?”
Kitabı bitirdiğinizde, sadece Behiç Erkin ve arkadaşlarının Fransa’da yaşayan Yahudileri kurtarmak için neler yaptıklarını, ne gibi mücadeleler verdiklerini öğrenmekle kalmıyorsunuz. Çabuk teslim olan Fransız hükümetinin ikiyüzlülüğüne, Nazi ideolojsini benimseyen Almanların insanı çıldırtacak ve çileden çıkartacak Yahudi düşmanlığına da, bir kez daha tanık oluyorsunuz. 20. yüzyılın bu en büyük insanlık dramını gerçekleştirenlere, bunların işbirlikçilerine ve dünyanın bu konudaki sessizliğine de içinizden lanet okuyorsunuz. Sessiz kalmayan bir avuç Türk diplomatın, hayatları pahasına verdikleri savaşa şapka çıkartıyorsunuz. Ve ne iyi ki, o dönemde dünyada böyle insanlar da olmuş diyorsunuz. Ve bir nebze de olsa içiniz ferahlıyor.
İkinci Dünya Savaşı sırasında Türkiye’nin Fransa Büyükelçiliği görevindeyken Nazilerin uyguladığı korkunç soykırım esnasında Hitler’e karşı çıkma cesaretini gösteren, milyonlarcası gaz odalarında öldürülürken, 20 bine yakın Yahudi’nin hayatını “Türk Vatandaşlık Sertifikası” vererek kurtarmayı başaran Behiç Erkin’in geçmişine şöyle bir göz atalım.
Behiç Erkin; Çanakkale Savaşı’nın ve Kurtuluş Savaşı’nın lojistiğini başarıyla gerçekleştiren, “demiryollarını hiç bir Türk işletemez” diyen yabancılara ve Kurtuluş Savaşı’ndan sonra demiryollarını yabancı işletmelere geri vermek isteyenlere karşın millileştirilmelerini sağlayan, İstanbul Teknik Üniversitesi’ni (İTÜ) özerkleştirerek ve derslerini Türkçeleştirerek bir ilke imza atan, ayrıca Türkiye’de ilk kamu müzesini ve ilk demiryolları okulunu kuran, Milli İstihbarat Teşkilatı’nın da fikir babası ve Atatürkle beraber 13 kurucu imza sahibinden biri olan; bir komutan, bir milletvekili, bir bakan ve bir büyükelçi…
Kitabı incelemek için tıklayın…..

Benzer yazılara gözatın!


, , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

1 Yorum var
  1. sibel says:


    Çok güzel bir kitap. Ulu Önder M.Kemal’in silah arkadaşı aynı zamanda demiryolunu millileştiren bir zatı muhteremi tanımak ( Behiç Erkin) son derece anlamlıydı..

    18th Ocak 2010 at 16:02

Yorum yapın