Dün bir TV kanalımızda Somaliye giden sanatçılarımızın anlattıkları Somali gerçeklerini anlamamıza yardımcı olacak açıklamalardı.
Aynı kanalda yanyana oturan beyefendinin Somaliye 26 yıldır yardım yapıldığını, artık Somali halkının ta yardımı dışarıdan beklediğini, artık ellerini taşların altına koymaları gerektiğini söylüyordu. Hatta Somalinin denizlerinin kullanılmasını(balık tutmalarını) ögütlüyordu. Ne kadar doğru cümleler?
Ancak cümleler tarihi bilmediği gibi önyargı ile de Somali’ye yapılan yardımlarının artık gereksiz olduğunu düşündürüyor. (Sosyal yardım yapmak veya yapmamak kişisel bir tercihtir.)
Türkiye’de tarihi, özellikle de ülkeler tarihini bilmediğimiz bir gerçek. İngiliz ve italyanların Somali gibi 1900 yıllarda kendine yetebilen, uluslarası ticaretin yapıldığı bir ülkeyi, şu anki haline sürükleyen ülkeler olduğunu bilmeden konuşmak güzel.
(Ruanda’nın tarihini de okuyanlar Belçika ve diğer Avrupa ülkelerinin zenginliğinin nereden geldiğini görebilirler.)
26 yıldır yapılan yardımlarla ilgili cevabı da Ardan Zentürk vermekte. Bosna_Hersek’te 1995′te gördüğümüz Batının insanlık algısına da değinen Ardan Zentürk’ün yazısı oldukça bilgilendirici.
Afrika’yı BM’den kurtarmak! (daha fazla…)
Dünyayı okuyabilenler/okuyamayanlar
Balmumu Heykel Müzesi
Müzeler eğitim ve tarihin etkili olarak anlatılmasını sağlayan mekanlar olarak toplumlar için önemlidir. Osmanlıda başlayan müzecilik çalışmları, Cumhuriyetle birlikte devam etmiştir. müzeciliği Batıdaki kadar çeşitlendiremesek te yeni dönemde idealist insanlarımızın gayretleri ile çok değişik ve yeni müzelerimiz oluşmaya başlamıştır. Bunlardan biri de Bilimin sanatla buluştuğu Balmumu Heykel Müzesi. Müzede 60 heykel bulunmakta ve sayısı ileride 100′e çıkarılacaktır.
Balmumu Heykel Müzesi Fikri Nasıl Oluştu? (daha fazla…)
3D de Hacivat Karagöz’ü çekebildik, darısı diğer kahramanlarımızda
Yeni neslin bilgisayarla vakit geçirdiği muhakkak. Görsellik içermeyen ögelerden de uzak duruyorlar. Somut etkinlikler yerine evde veya internet cafede bireysel etkinlikleri tercih ediyorlar.
Bunun farkında olan Sinan Haliç kızı için çıktığı yolda güzel bir eser ortaya koymuş. Umarım, sponsorların desteği ile de bu filmi izleyebiliriz.
Sinemacılarımız, Sinan beyin yolundan giderler de, TRT de izlediğimiz veya tarihte saklı kalan diğer kahramanlarımızı çocuklarımız 3D, 4D olarak izlerler ve tanırlar.
Kızına Karagöz ve Hacivat’ı anlatmak isteyen yapımcı-yönetmen Sinan Haliç, “Karagöz Hacivat Yeniden” adlı 3 boyutlu bir film çekti. 40 dakikalık filmde, Karagöz ve Hacivat Bursa, Yalova, İstanbul üçgeninde deli dolu bir maceraya çıkıyor. Hem de bu yolculuğu sadece perdenin arkasında yapmıyor.
Geleneksel gölge oyununun meşhur kahramanları Karagöz ve Hacivat, (daha fazla…)
4D Boyutlu sinema
Sinemaya resim, derinlikle ulaşılan 3 boyuta koku ile 4 Boyut kazandırıldı.
Londrada denenen yeni 4D sinema 2009′da izleyicilerin beğenisine sunuldu. London Eye filmi Julian Napier tarafından yönetildi.
Aynı tarz bir filmde 2011′de Çılgın Çocuklar’ serisinin dördüncü filmi, ABD’de 4D formatında vizyona girdi. Film, 16 Eylül’de Türkiye’deki üç boyutlu sinema salonlarında ’4D’ olarak gösterilecek.
‘Spy Kids/Çılgın Çocuklar’
Televizyon ve ‘ev sineması’ konsepti karşısında ciddi gişe (daha fazla…)



